7:47 pm - Mon, Mar 12, 2012
Q: Bugün saat 3'ü en fazla 5 geçe Merter metrobüs durağından çıkan sen miydin ya? Bi' an afalladım. "Aaa" dedim, "Bu birine benziyor ama kime?" dedim sonra dedim "BU LITTLEIV". Peki nereden tanıdım? Sosyal Medya'ya çıktığında göz aşinalığı olmuştu yani o kadar. Bildiğin arkandan gelmeyi düşündüm. "Çok büyük hayranınızım Littleiv beeeey, bi imza alabilir miyiim?" demek için. Çoacayip ama ya. Neyse Altan Bey bayağı hayranınızız, başarılarınızın devamını dileriz. sii yaaa.
Anonymous

ahah eyvallah. ilk kez biri istanbul’da toplu taşımada beni gördü ve doğru çıktı :) bendim o.

1:54 am - Thu, Jan 26, 2012
13,438 notes
insideoutnight:

two finger pushup.


vay amıniske. sadece iki parmak lan

insideoutnight:

two finger pushup.

vay amıniske. sadece iki parmak lan

7:38 pm - Mon, Jan 23, 2012
6 notes

Bence Eurovision’u kazandığımız senenin ertesi sene, bu arada buradan Sertab Erener’e çok selam, kendisi de bugün burayı izliyor. OHA! İyice şey gibi oldu bu, hani televizyona çıkıp ‘annemgili de aradım o da televizyonları başında izliyor bizi’ diyen adam gibi. Bu arada televizyonları başında izlemek ne? Salonda 3 tane televizyon mu var nedir yani? Hufff yoruldum lan konudan konuya atladım. Dağıldım resmen, yazarken kendimi kaybettim bi’ toparlamayı deniyorum hadi bakalım.

Sertab’da ne biçim lan. P ile bitse daha iyi gibi ama gereksiz yumuşmış gibi. Neyse seviyoruz şarkılarını.

Heh Eurovision, Türkiye’de yapılsa diyorum birinciyi belirlemek için komşu oyları, jüriye falan hiç gerek yok. Şarkılar söylenince sırayla tüm şarkıcıları çıkartıp sırayla seyircilere alkışlatsınlar. En çok oyu alan birinci olsun. Bence çok adil bir çözüm. Türkiye şartlarına çok uygun.

7:00 pm - Thu, Jan 19, 2012
1 note
Q: Eskiden sana çok gülüyodum baya aklıma geldikçe olur olmadık sırıtıyodum falan ama bi bozdun gibi sen titre ve kendine gel bence (soru olmadı pek ama napalım)
Anonymous

eyvallah :)

5:07 pm
3 notes
Q: abi sen otobüste ya da metrobüste falan mı yaşıyosun? başka laf bilmez miyim monako.
Anonymous

yok canım kardeşim metrobüste yaşamıyorum zira çok kalabalık oluyor yaşamak için çok elverişli değil gibi. arka köşedeki sıra gecesi yerinde uyunabilir belki ama ne biliyim elektrik yok su yok zor bence. evet.

5:06 pm
1 note
Q: Ne bu roportaj yapar gibin, twitleri neden burda paylasmiyorsun-hangi dilleri konusuyorsun-hangi bolum mezunusun-en sevdigin yemek ne.. Yaw littleiv biliyoz cok takipcin var, eh epeyde komiksin bende seni okuyorum... Ama kardesim roportaj verecek kadar unlendinmi sen (bunu isterim ayriyetten)
seydakaraman

hiç röportaj teklifi almadığıma göre yeterince ünlenmemişim demek ki :)

5:02 pm
2 notes

Şehirlerarası Yolculuklarda İkramın Önemi

Bu yolculuklarda eğer çay istediyseniz poşet çay ile birlikte bir adet karıştırma aparatı, bir adet toz şeker kesesi, yarım bardak kaynar su veriliyor size. Suyun yarım bardak verilmesinin sebebi sallanan otobüste haşlanmamanız. Neyse devam edelim, şimdi sallama çay dediğimiz olay zaten başlı başına bir mücadele gerektiriyor. O ip suyun içine giriyor, poşetteki çay molükelleri bir türlü suya karışmıyor paşa çayı oluyor falan daha ne zorlukları var. Ama asıl olay hem şeker koyup hem karıştırıp hem de poşeti ipinden tutarak bardaktan dışarı çıkmamasını sağlamak. Gerçekten dünyada kabir azabı. Başka bir açıklaması yok. Allah kimseye vermesin. Sırf bu sebepten çaydan soğudum ben haberiniz var mı? Dayıyorum kolayı daha muavin sormadan, tak, tek dikişte bitiriyorum. Kafam rahat.

1:35 pm - Tue, Jan 10, 2012
8 notes

Hepimizin annesi cam silmiştir bir dönem sanıyorum, bunu burada inkar edicek olan varsa daha şimdiden gitsin tamam mı canlarım. Yok çünkü öyle bişey, anne dediğin camdan dışarı sarkarak cam silen insandır. Heh annem cam silmek için komple camdan dışarı çıkıyor, üstelik bunu 5. kattayken falan yapıyor. Bu anlarda deliricek gibi oluyorum. Annemin bacağına yapışıp ‘anneeeeğğ nolur bırak camı anneeeeğ, sileriz bak sopayla anneeeğ nolur in aşağaaa’ diye bağırasım geliyor.

4:24 pm - Mon, Jan 9, 2012
10 notes

Ben var ya ben, hiç okula giderken elinde sadece defter olan o gamsız kedersiz insanlarda olamadım biliyor musun sevgili okur? Hiç o boşvermişlik ile gidemedim okuluma. İlkokuldan başladı üniversite son sınıftayım mühendis olucam hala çanta takıyorum. Üstelik o çantayı da öyle tek tarafa falan takmıyorum bildiğin iki şeysini de sırtıma geçiriyorum. Öyle de tertip düzen adamıyım. Bunun burukluğunu yaşamadım desem yalan olur.

4:29 pm - Mon, Dec 26, 2011
2 notes

Üniversite

Okul denilen olay ilginç bir şey aslında. (cümle saçma mı oldu ne?) Yani bir olayı çok bilen bir takım insanlar var. Ve yaşları daha genç olanlar (aralarında yaşça büyük olanları var sakallılar, okula arada bir gelen insanlar olarak biliniyorlar) bu bilgileri yaşlılardan almak için defter ve kalemleri vasıtasıyla bir mekanda toplanıyorlar. Üstelik bunu her gün yapıyorlar. Açıkçası anlamak güç. Üstelik çok kemikleşmiş bir yapısı var. Yani haftanın 5 günü bıkmak usanmak bilmeden gerçekleştiriliyor bu ayin.

Following
Likes
More Likes
Install Headline